Ölümsüz senin görmelerin. Hem gücümü bilir hem zayıflığımı, hem acımı bilir hem sazımı, hem dumanımı, hem ışığımı...
Ah! Bir bekleyiş ki ne bekleyiş... Bir zamansızlık ki ne zamansızlık... Şu kopup savrulan yaprağa özenir benliğim. Nasıl da usul usul, nasıl da hafif hafif ve nasıl da belli etmeksizin... Öyle bir amaç ki, en yüce... Ama sanırsın ki ne de umarsız. Çünkü öylesine huşu içinde.
Rüzgar oldu bugün suretin. İlham olup çaktı gönlümde. Dir verdi demleyerek hamlığımı. Bir aktım ki ne aktım. Coştum ki öylesine, el verdim her türlüsüne. Demlene demlene... Sonsuzu gördüm bugün suretinde. Ne zaman gördüm, ne yokluk...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder